İnsana ait değerlerin, kazançların ve kayıpların anlatıldığı içten bir
hikâye...
Derin izler bırakan geçmişin bugünle hesabı...
Yerine getirilmemiş adalet, yeni filizlenen aşka gölge düşürür mü?
Aşk nefreti yener mi?
Emeklilik için gün sayan ağır ceza hâkimi Adil Güven Öztürk, Ankara'daki son
davasına girer ve İstanbul'a dönmek için hazırlıklara başlar. Onu çocukları
Semih, Rüya ve Cenk, gelinleri Özlem, İdil ve kız kardeşi İhya, hem tatlı hem de
gergin bir telaş içinde beklemektedir.
Ailenin küçük oğlu Cenk'in canı kadar sevdiği bir eşi ve bir de küçük kızı
vardır ama Cenk'in kötü bir alışkanlığı bu güzel ilişkiye gölge düşürür.
Adil beyin kendisi gibi hukukçu kızı Rüya, bir hukuk bürosunda çalışmaya başlar.
Büronun ortaklarından Şafak ve Rüya arasında bir yakınlaşma başlar. Ancak Şafak,
Rüya'yla ilgili önemli bir gerçeği bilmemektedir: Rüya, Şafak'ın annesinin
ölümünden sorumlu tuttuğu hâkim Adil Bey'in kızıdır. Ankara'dan sevgiyle
uğurlanan Adil bey, trende eski bir düşmanının soluğunu ensesinde hisseder...
Çocuklarının düzgün birer hayat yaşadığını düşünen Adil Bey'i İstanbul'da hangi
sorunlar bekliyor?
Şafak ve Rüya'nın aşkı nasıl başlayacak?
Aile fertleri Cenk'in başındaki belayı Adil Bey'den saklayabilecek mi?
Gözünü kin bürüyen Gaffar intikamını alabilecek mi?
|