Ceppheden kötü haberler gelmektedir. Şehit
sayısı arttıkça daha çok asker gerekmekte ve askere alınma yaşı 18’lere kadar
düşmektedir.Hasan’ın köyü çok şehit veren köylerden biridir.
Hasan’ın yaşı küçük olduğundan ve ailede başka erkek çocuk bulunmadığından yasal
olarak askere gitmeme hakkı vardır. Babası bir şehittir ve ablasının kocası,
eniştesinden hala bir haber yoktur. Bir yandan bu duygular onu askere çağırırken
ve geceleri kabus haline gelirken, diğer yandan sevdiği kız Melek’le bir gelecek
hayali kurmadan edemez. Kalma ve gitme kararı kendisine aittir. Bu ikilem onu
çok rahatsız eder. Ama o kararını gitmekten yana kullanır. Hasan’ın annesi Akça
Kadın yavrusundan ayrılmak istemeyen ama vatan için gerekirse evladını kurban
etmekten kaçınmayacak kadar cefakar bir Türk kadınıdır. Hasan’ı askere
uğurlarken Hasan’ın saçlarını kınalar. Hasan ve daha sonra cephe arkadaşları ve
komutanları buna bir anlam veremez. Hatta, bu durum zaman zaman bir espri konusu
bile olur. Hasan diğerlerine göre hem yaş hem de fizik olarak
daha ufaktır. Ama kendini sevdirmeyi başarır ve cesareti parmakla gösterilir
hale gelir. Cephede Anadolu’nun dört bir yanından gelen yiğitlerle tanışır.
Hepsi, kendi
memleketinde sıradan biri iken burada kahramana dönüşürler.
Son saldırıda Hasan ve arkadaşları şehit olur. Hasan’ın kınasını yadırgayan
komutan kurtulur ve Akça Kadın’ın kına olayını açıkladığı mektubu okur. Mektupta
Akça Kadın, kınanın üç şeye yakıldığını söyler:
Kurbanlık koyunlara, Allah’a kurban olsun diye;
Evlenen kızlara, kocasına kurban olsun diye; Askere giden gençlere, vatanına
kurban olsun diye |